Online Randevu

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi Yaklaşımı

Ürün Kategorileri

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi Yaklaşımı

Kısa süreli çözüm odaklı terapi Steve de Shazer ve Insoo Kim Berg tarafından geliştirilmiştir. Kısa süreli çözüm odaklı terapi diğer terapi türlerine kıyasla danışanı terapi arayışına sokan sorunlardan ziyade çözümlere odaklanıyor. Geleceğe odaklı ve hedefe yönelik çalışıyor.  Danışana gerçekleşmesini istediği geleceği düşünmesini söyler ve bu aşamadan sonra danışan ve terapist, beraber çalışarak danışanın bu istenilen geleceğe doğru ilerlemesini, çoğunlukla küçük adımlarla, zaman zaman da büyük değişiklikler yaparak sağlar. Çözüm zaten danışanın kişisel kaynaklarında vardır. Sorunlara nelerin yol açtığıyla uğraşmaktan çok, sorunların nasıl aşılabileceği üzerinde durulur.

Evlilik ve Çift Terapisi Nedir?
Evlilik ve Çift Terapisi, evli olan ya da olmayan çiftlerin karşılaştıkları sorunları ele alıp çözümü hedefleyen terapi yaklaşımıdır. Bu terapide, çiftler arasında terapist tarafından yönlendirilen konuşmalara yer verilir. Genel olarak çift birlikte seansa katılırken bazen tek bir kişiye de ilişkisi baz alınarak çift ve evlilik terapisi yapılabilir.
Bu terapi yaklaşımın da çiftlerin birbirlerini daha iyi anlaması amaçlanır. Bu nedenle çiftlerin birbirlerine verdikleri tepkiler ele alınır. İlişkilerde oluşan sorunların bir kısmı, kişinin karşı tarafı suçlayarak kendi eksiklerini görmeye açık olmamasından kaynaklanabilir. Çift terapisinde terapistin görevi bu unsurları adil ve açık bir şekilde çifte sunmaktır.

Çift ve evlilik terapisinin temel amacı, birlikte oluşturulan hedefler çerçevesinde yine birlikte çözümler geliştirmektir. Birliktelik kişilerin hayat görüşleri de dahil hem karakterlerine, hem de dış dünyaya bakış açılarına ilişkin pek çok farklılığın bir araya getirilmesi anlamına gelir. Bu farklılıklara çiftlerin yaklaşımları ilişkinin gidişatını belirleyici bir unsur olabilir ve problemli bir ilişkide bu farklılıkların ele alınış şekli değerlendirilmelidir. Örnek olarak; cinsel yaşamda karşılaşılan güçlükler, karşılıklı güven problemi, aldatma, ayrılma gibi durumlar gösterilebilir.

Cinsel Terapi Nedir?
Bireyin yaşamış olduğu cinsel işlev bozukluklarının altında yatan sebep ve etmenleri inceleyen ve buna yönelik çözümleri barındıran psikoterapinin alt dalıdır. Diğer psikoterapi türlerine karşı cinsel terapi yapılandırılmış ve sistemiktir. Sonuçları kanıtlanmış terapötik bir yöntem kullanılır. Sorunları bütüncül bir bakış açısıyla ele alır.

 En sık görülen cinsel işlev bozukluklarını nelerdir?
 
Kadınlarda​​
Vajinismus
Disparoni ( Ağrılı Cinsel İlişki)
Uyarılma ve Orgazm Bozuklukları
Cinsel İsteksizlik
Tiksinme Bozukluğu
Cinsel Doyumsuzluk
 
Erkeklerde
Erken boşalma
Geç boşalma
Cinsel doyumsuzluk
Uyarılma ve Orgazm Bozuklukları

Kalp Merkezli Hipnoterapi;
Klasik hipnoterapinin çeşitli tekniklerle zenginleştirilmiş halidir. Klasik hipnoterapiden farkı zihni, duyguları, bedeni ve enerjiyi çalışmasını aynı anda terapi içinde kullanmasıdır. Bu nedenle klasik telkin içeren hipnoterapiden farklıdır ve deneyimsel bir terapidir. İnsanı aklı, duyguları ve ruhu ile bir bütün olarak ele aldığı ve değişimi bu üç alanda gerçekleştirdiği için oldukça etkin bir terapi yöntemidir.

Filial Terapi Nedir?
Filial Terapi, oyun terapisi ve aile terapisini bütünleştiren ve çocuk ile ilgili aile içi sorunları çözmeyi ve ilişkiyi güçlendirmeyi hedef alan psiko-eğitimsel bir yaklaşımdır. Filial terapide anne babaların ya da çocuğun bakımından sorumlu olan kişilerin, çocuklarıyla nasıl oynayabilecekleri ayrıntılı bir şekilde verilerek, çocukların duygusal dünyalarının anlaşılması kolaylaştırılır.
Filial Terapi, 2-10 yaş arası sosyal, duygusal, davranışsal ve ilişkisel sorunları olan çocuklarla kullanılabilir. Ebeveynleri tam anlamıyla sürece dahil eden, onların daha kalıcı değişiklikler yapmalarına yardım eden ve çocuğun ilerlemesinin devam etmesini daha iyi bir biçimde sağlama alan bir çözüm önermektedir. Filial Terapi, psiko-eğitsel bir müdahaledir.

Filial Terapi şu problemlerle başarılı bir biçimde kullanılmaktadır:

  • Duygusal ve davranışsal sorunlar yaşayan çocuklar
  • Kaygılı ve mükemmeliyetçi çocuklar
  • Boşanmış ailelerin çocukları
  • Okul sorunları olan çocuklar
  • Depresif çocuklar
  • Evlat edinilen çocuklar
  • Kronik rahatsızlığı olan çocuklar
  • Gelişimsel Temas Terapisi

Gelişimsel Temas Terapisi, yeterli ya da tutarlı fiziksel ve psikolojik bakım almamış olan 2-10 yaş arası çocuklarla bireysel veya grup terapisi şeklinde uygulanan bir terapi türüdür. Gelişimsel temas terapisi, çocuklara olumlu kendilik inancı kazandırmayı ve ötekiyle kurdukları ilişkiyi onarmayı amaçlar. Gelişimsel temas oyun terapisi, dokunma yoluyla kurulan ilişkide çocuğun olumlu bir “ben” inancı geliştirmesini ve sürdürmesini amaçlamaktadır.  Olumlu benlik ve olumlu öteki inancı geliştirmek, kalıcı ilişkiler kazandırmakta ve çocuğun beyin gelişimini önemli düzeyde etkilemektedir.

Çocuk Merkezli Oyun Terapisi
Çocuk Merkezli Oyun Terapisi deneyimi, çocuklara terapist tarafından oluşturulmuş izin verici ve kabul edici bir atmosfer içinde olumlu ve gelişen bir benlik olarak görülme fırsatı sunar. Oyun terapisi deneyimi çocukların, oyun aracılığıyla benliklerini keşfedebilecekleri bir alan oluşturur. Problemleri görünür kılarken, çocuğun sahip olduğu kabul edilirlik duygusunun iyileştirici etkisi sistemli bir bütünlük içinde sağlanır.

​Çocuk Merkezli Oyun Terapisi yaklaşımında problemin kendisine değil; çocuğun benliğine odaklanılır. İnsancıl ve kucaklayıcı bir yaklaşımdır.

Çocuk Merkezli Oyun Terapisinin amaçlarını şu şekilde sıralayabiliriz;
  1. Daha olumlu bir benlik kavramı geliştirme,
  2. Kendine karşı daha büyük bir sorumluluk üstlenme,
  3. Daha fazla kendini yönlendirici bulma,
  4. Daha fazla kendini kabullenici olma,
  5. Daha fazla özerk olma,
  6. Kendi kendine karar verme,
  7. Kontrol duygusu hissetme,
  8. Başa çıkma sürecine duyarlı hale gelme,
  9. İçsel bir değerlendirme kaynağı geliştirme,
  10. Kendine daha fazla güvenme
Çocuk Merkezli Oyun Terapisinin fayda sağladığı konular;
  • İçe Kapanıklık
  • Dikkat Sorunları
  • Yeme Bozuklukları
  • Psikosomatik Ağrılar
  • Özgüven Sorunları
  • Travma Yaşayan Çocuklar
  • Kaygıları/Korkuları Olan Çocuklar
  • Çocukluk Depresyonu
  • Boşanma Sonrası Uyum Sorunu
  • Davranış Problemleri
  • Mükemmeliyetçi Tutumlar